|
|
|
|
|
|
| |
Türkiye'de sık sık medyanın
taraflı, önyargılı ve ayrımcı bir dil kullandığına tanık oluyoruz. Özellikle
de azınlık hakları, silahlı çatışmalar ve AB üyelik süreci gibi konularda bu
dil kendini daha fazla gösteriyor.
Haberlerde, özellikle de manşetler ve
haber başlıklarında kullanılan provokatif, ırkçı ve ayrımcı dil, toplumda
düşmanlık ve ayrımcı duyguları tetikleyen, kalıp yargıları güçlendiren birer
araca dönüşüyor. Her ne kadar evrensel ve ulusal gazetecilik ilkeleri, hatta
bazı medya kuruluşlarının kendi gruplarının yayınladığı basın etik ilkeleri
bulunsa da, birçok haber ürünü bu ilkeleri ihlal edebiliyor. Böylesi bir
dilin kullanılması ise toplumda huzursuzluk ve savunmasız gruplara yönelik
yaygın bir önyargının yerleşmesine yol açıyor.
|
|
| |
 |
|
| |
|
|
 |